
|
|
"Kitap Evi" 
Yazı masasının alt çekmecesinin anahtar deliğinden gözlüyormuş karşıyı. Kütüphaneyi yani. Baktıkça, baktıkça “Herhalde evvelce bunların hepsi defterdi,” diye düşünüyormuş. Kitaplaşmadan önce yapraklarına notlar düşülen, akılda kalması gereken tümcelerin yazıldığı yapraklar. Defterliğinden ötürü onun sayfaları gelişigüzel dolarmış. Bu iş resim yazısıyla da olurmuş, elyazısıyla da. Resim yazısı olunca defter daha güzel gözükürmüş. Hoşa gitmeyen sayfa, “cart” diye kopartılıp atılırmış. Nasıl olsa defter ya, yazık bu kağıtlara diyen yokmuş. Çarşıdan geldiğinde o da beş ortalıymış. Şimdilerde pek cüssesi kalmamış. Tükenmekten çok korkuyormuş. “Oysa bir kitap asla yırtılmaz çünkü kitaplara hürmet edilir. Eskileri bile para eder,” diye düşünmüş. O da bu nedenle kitap olmak, şu karanlık çekmeceden kurtulup kendine kütüphanede saygın bir yer edinmek istiyormuş. En büyük hayali ciltlenmek, matbaa mürekkebi kokmakmış. Hele hele orta yerinde bir de ayraç taşıyabilse…
Günü gelir de, editör karşısına oturursa eğer… Defter o zaman incilerini dökecek ortaya. Neler, neler var içinde. Sıradan bir defter değil ki. Sanatçısının izdüşümü. Sayfalarındaki çizimleri gösterse biraz, okutsa notlarını...
Derken defterin şansı yaver gitmiş, birgün gerçekten kitap olmuş! Hem de okunan bir kitap. Sevenleri pek çokmuş. Kitap düşkünleri bir araya gelmişler bu kitaba bir “ev” yapmışlar. Yani sahibinin “kitap” olduğu bir hane. Bizimki de yerleşmiş oraya. Konuklarını ağırlıyormuş. Sevdalılarını bekliyormuş. Kitap dostuysanız eğer, tıklayın, görün kitabın evini. İlham cinleriyle, kitap kurduyla tanışırsınız.
Çalışmaları görmek için tıklayınız.
|

|
|
Seramik Kitaplar
Galeri Apel’de “Sayfalar” adlı sergi on sanatçının farklı sayfa yorumlarıyla 6 Eylül-20 Ekim 2007 tarihleri arasında açık kalacak.
Can Göknil seramik kitap tasarımlarında Batı edebiyatından da esinlendiğini vurguluyor: “Italo Calvino bana el ediyor. Kozmokomik Öyküler’i yazmış. (Özgün adı: Le Cosmicomiche, 1965.) O söylüyor: Sir George Darwin’e göre, bir zamanlar, Ay yeryüzüne çok yakınmış. Sonrasını Calvino ekliyor; Sandalla denize açılan insanların ve deniz varlıklarının Ay’a sıçraması olasıymış...
Bu fantastik öykü karşısında ben de biraz eğlenmek istedim. Sanatımda farklı teknikler kullanmayı seviyorum çünkü çeşitli malzemeler yeni yeni tasarımlara yol açıyor. Calvino’ya ayırdığım sayfaları heykel gibi düşünmeye başladım: seramik kitap heykelleri (Uygulama: Jale Benler Atölyesi, 2007, Marmaris). Çok ince şamotlu beyaz çamurla biçimlenen kitaplar 1100 derecede piştiler, akrilikle renklendiler, izleyici önüne çıktılar.”
Çalışmaları görmek için tıklayınız.
|