Tanrýçalarýn Taçlarýna Kuþlar mý Konar...

Güven Turan

 

Bu metin, 2-23 Þubat 1994 tarihlerinde,Ýstanbul'da Garanti Sanat Galerisi'nde düzenlenen Can Göknil sergisi nedeniyle yayýmlanan katalogdan alýnmýþtýr.
 

Can Göknil'in sergileri baþlý baþýna bir yapýttýr...Her bir sergi,bir izlek çerçevesinde geliþip bütünleþir çünkü...Yakýn bir geçmiþteki sergisini Anadolu halk kültürünün sözlü geleneðine,inançlarýna dayandýran Can Göknil,bu kez çok daha gerilere gidiyor,Anadolu topraðýnýn bir baþka veriminden yola çýkýyor.Neolitik Çað Ana Tanrýça'larý...Anadolu,daha sonra dalga dalga bütün doðu Akdeniz üçgeni mitoslarýna yüzlerce tanrýça kazandýracak Ana Tanrýça kültünün doðduðu ve geliþtiði yerdir.Çoðunlukla oturan,iri memeli,iri kalçalý, kocaman karýnlý ana tanrýça idolleri ya da onlardan da önce çok da soyutlanmýþ kült figürleri,müzelerimizin ve Batýlý müzelerin "dünyanýn düþ gördüðü çað'a ait kanýtlarýdýr. Ünlü Jung'cu psikolog Nuemann'ýn yapýtýnda da açýkladýðý gibi bu Ana Tanrýça'lar,tanrýçalarýn anasý deðil,tanrýça analardýr.Bugün de çeþitli yönleriyle "arketipler" olarak süregelirler,hem erkeklerin,hem kadýnlarýn iç dünyalarýnda,düþlerinde...Ýþte Can Göknil,üzerinde yaþadýðýmýz topraklarda doðan bu gizemli gücü sunuyor bize. Can goknil'in yaptýðý,müzelerdeki heykelcikleri,figürleri tuvale aktarmak deðil sadece...Ana tanrýça mitosunu yeniden kurguluyor Can Göknil. Horozun üstüne yatmýþ bir ana tanrýça mý var bir müzede?Ordan yola çýkýyor,baþýnda hayat aðacýnýn tacýný taþýyan bir tanrýçanýn dallarý üstünde kuþlar oturuyor...çiçekler açýyor...Aslanlý tanrýça mý var(Bu bir zamanlar Anadolu'da yalnýz parslarýn deðil,arslanlarýn da dolaþtýðýnýn en büyük kanýtý)büyük bir çað sýçramasýyla,tanrýçayý ayaða kaldýrýyor,yanýna erkeðini de koyuyor,yüzü aslan olan... Baþlarýnda çoðunlukla boynuz mu,hilal mi tartýþmasý yapýlan iþaretleriyle görülen Ana Tanrýça'lar,bir araya geliyor,kuþlar dolduruyor baþlarýnýn çevresini...Ana Tanrýça'larýn biri öldürücü;yok edici;ötekisi bolluk,mutlulkuk,hayat verici kimliðinden sadece hayat ve bereket yönünü alarak üzerinde yaþadýðýmýz topraklarýn bir döneminden çok da uzakta olmadýðýmýzý hatýrlatýyor bize...

 

Ýzlek bir yana,Can Göknil'in bu sergisinde,sanatsal yönden de sanatçýnýn önceki sergisinden ayrýlan bir kaç nokta var. Bu sergisinde,daha önce görmeye alýþtýðýmýz kumaþ kolajlar, iplik çizgler görmüyoruz.Sanatçýnýn renk anlayýþýnda dikkate deðer bir sertleþme,belirginleþme dikkat çekiyor.Daha önceki resimlerinde hemen hemen hiç görülmeyen ya da sadece bir-iki küçük nokta halinde duran yeþil,burada bir tuvalin tüm arka planýn oluþturuyor. Tabii son derece uçuk pastel,birbirine erimiþ lekelerin oluþturduðu formlar,kýsacasý Can Göknil'in o artýk bakar bakmaz tanýnan üslubu gene var ama bu kez çok parlak iri kýrmýzý lekeler de var... Ayrýca bu çalýþmalarýna,Ana Tanrýça'larýn ayný zamanda aðaç kültünün de tanrýçalarý olduðunu belirler gibi ahþap da girmiþ.Üçlü çalýþmalarda olduðu gibi,bir Hitit geyik figürü olmasý bu; ya da daha sýkça kullandýðý gibi,resmin çerçevesine sanatçýnýn kattýðý bir resimsel boyut...Kimi çerçeveler,yapýtlarý resim-enstelasyon bileþiminde öyle bir noktada topluyor ki,birini ötekinden ayýrmak zorlaþýyor...Ýzlek ve teknik çok farklý olmakla birlikte,böyle boya artý ahþap karýþýmý yapýtlarda,garip bir ikon duygusu seziliyor.Bu, yalnýz malzemeden gelmiyor kuþkusuz, sadece bu öðelerle birleþen yalýn renk seçimlerinden, kullanýmlarýndan da kaynaklanýyor...Galiba, ikon duygusunu uyandýran þey, Can Göknil'in Ana Tanrýça'lara yüklediði,onlarý müzelerin duvarlarýndan kurtaran,arkeolojik objeler olmaktan kurtaran,mitik/mistik duyarlýlýk,yaþayan bir duyarlýlýk.Bir kadýnla bir çocuk resmine yalnýzca "Çocuklu Kadýn" ya da "Meryem ve Çocuk Ýsa" ayýrýmý getirende sanatçýnýn objelerini ele alýþýndaki duyarlýlýk deðil midir?

 

Ana tanrýçalar sadece boya ve tahta olarak yer almýyor bu sergide...Bir de suluboyalar var...Çoðunlýkla ayný resimler,ne var ki suluboyanýn kendine özgü kývraklýðý,"neþeliliði" bir süredir Can Göknil'in bu malzemeyi kullanýrken uzandýðý Uzakdoðu izleri taþýyan istiflemesi,yepyeni bir görünüm veriyor bu çalýþmalarýna.Can Göknil'in suluboya Ana Tanrýça'larý,daha az buyurgan,daha az gururlu...daha sevecen,daha "çiçekli".

 
| Giriş | Yeni Çalışmalar | Biyografi | Resimler | Gravürler | Kitap Sanatı | Çocuk Kitapları | Metinler | Linkler |  

© Copyright Can Göknil. Tüm Haklarý Saklýdýr.